Kongre Lisesi Forumu

Full Versiyon: Linkin Park -Sarkı SözLeri Türkçe Çeviri-
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Memories consume
Like opening the wound
I'm picking me apart again
You all assume
I'm safe here in my room
[Unless I try to start again]

Hatıralar tüketiyor
Bir yarayı açar gibi
Kendimi yeniden ayrımsıyorum
Hepiniz farz ediyorsunuz
Kendi odamda güvenlikteyim
Yeniden başlamadığım sürece

I don't want to be the one
The battles always choose
'Cause inside I realize
That i'm the one confused

Tek olmak istemiyorum
Savaşlar her zaman seçer
Çünkü içimde fark ediyorum
Kafası karışık olan benim

I don't know what's worth fighting for
Or why I have to scream
I don't know why I instigate
And say what I don't mean
I don't know how I got this way
I know it's not alright
So I'm breaking the habit
Tonight

Neyin savaşmaya değer olduğunu Bilmiyorum
Ya da neden bağırmak zorunda Olduğumu
Neden ön ayak olduğumu da bilmiyorum
Ve kastetmediğim şeyleri söylediğimi
Neden bu yolu tercih ettiğimi Bilmiyorum
Bunun doğru olmadığını biliyorum
O Zaman Alışkanlıklarımı kırıyorum
Bu gece

Clutching my cure
I tightly lock the door
I try to catch my breath again
I hurt much more
Than anytime before
I had no options left again

Tedavime sarılıyorum
Sıkıca kapıyı kilitliyorum
Nefesimi yeniden düzene sokmaya çalışıyorum
Daha fazla acıyor
Önceden olduğundan Daha Fazla
Hiçbir seçeneğim kalmadı yeniden


I'll paint it on the walls
'Cause i'm the one at fault
I'll never fight again
And this is how it ends
Duvarlara boyayacağım
Çünkü suçlanan benim
Bir daha kavga etmeyeceğim
Ve işte böyle bitecek bu!!!

I don't know what's worth fighting for
Or why I have to scream
But now I have some clarity
To show you what I mean
I don't know how I got this way
I'll never be alright
So I'm breaking the habit
Breaking the Habit
Tonight

Neyin savaşmaya değer olduğunu Bilmiyorum
Ya da neden bağırmak zorunda Olduğumu
ama biraz açık seçiğim
ne gösterdiğimi
Neden bu yolu tercih ettiğimi Bilmiyorum
Bunun doğru olmadığını biliyorum
O Zaman Alışkanlıklarımı kırıyorum
Alışkanlıklarımı kırıyorum
Bu gece

Crawling


Crawling in my skin
Tenimde sürünüyor

These wounds they will not heal
Bu yaralar hiç iyileşmeyecek

Fear is how I fall
Nasıl düşersem korkudur

Confusing what is real
Gerçeği karmakarışık yapan ne

There's something inside me that pulls breath the surface
Bazı şeyler beni dış görünüşü altına çeker

Consuming&confusing
Tükeniyorum&şaşırıyorum

This lack of self-control I fear is never ending
Kontrolümden yoksunum,asla sona ermeyeceğinden korkuyorum

Controlling&I can't seem
Kontrollü görünemiyorum

To find again
Kendimi buluyorum yine

My walls are closing in
Kapalı duvarların içinde

Without a sense of confidence and I'm convinced that there's just too much pressure to take
Güvensiz duygular ve daha fazla baskı altında olacağıma inandırdım

I've felt this way before
Bu yoldan önce hissetmek zorundaydım

So insecure
Öyle güvenilmez

Crawling in my skin
Tenimde sürünüyor

These wounds they will not heal
Bu yaralar hiç iyileşmeyecek

Fear is how I fall
Nasıl düşersem korkudur

Confusing what is real
Gerçeği karmakarışık yapan ne

Discomfort,endlessly has pulled itself upon me
Rahatsızlık,sonsuzluk beni kendisine çekti

Distracting&reacting
Dikkatimi dağıtıyor&tepki gösteriyorum

Against my will I stand beside my own reflection
Yanı başımdaki yansımam bana karşı duruyor

It's haunting how I can't seem
Nasıl görünemiyorsam aklımdan çıkmıyor

A Place For My Head

A Place For My Head&&kafamda bir yer

I watch how the moon sits in the sky
on a dark night shining with the light from the sun
the sun doesn't give light to the moon
assuming the moon's going to owe it one
it makes me think of how you act to me
you do favours and then rapidly
you just turned around and start asking me about
things you want back from me

Oturmuş gökyüzündeki ayı seyrediyorum
Karanlık gece ile aydınlık güneşte
Ay güneş kadar aydınlık vermiyor
Ayın gerçek olmaya bir borcu var
Düşünüyorum hareket ediyorum
Onayladıkların o zaman hızlı
Çevrende dön ve benim hakkımda sormaya başla
Sendeki eşyalarımı geri istiyorum

[Nakarat]
I'm sick of the tension, sicck of the hunger
sick of you acting like I owe you this
find another place to feed your greed
while I find a place to rest

Hastayım gerginim hastayım açım
Hastayım yerime bakıyorsun sana borçluyum
Aç gözlülük besleyecek başka bir yer bul
Süre ver bana kafamı dinleyeceğim

I want to be in another place
I hate when you say you don't understand
( you'll see it's not meant to be )
I want to be in the energy, not with the enemy
a place for my head
maybe someday I'll be just like you, and
step on people like you do and
run away the people I thought I knew
I remember back then who you were
you used to be calm, used to be strong
used to be generous, but you should've known
that you'd wear out your welcome
now you see how quiet it is, all alone

Başka bir yer istiyorum
Nefret ediyorum söylediklerini anlamıyorum
(seni görmek bile istemiyorum)
enerjimi istiyorum düşman ile
kafamda bir yer
belki bir gün sevebilirim ve
insanların attıkları adımları ve
koşuyorum insanlardan uzağa düşünüyorum biliyorum
o zaman geçmişi anımsıyorum
sakince kullanıyorum güçlüce kullanıyorum
elim açıktır bilmelisin bunu
giyindim ve hoş geldiniz
her yer yalnız ve sessiz şimdi

[Nakarat] ( x2 )

you try to take the best of me
go away ( x8 )

[Nakarat] ( x2 )

en iyisini dene
uzağa git

Don't Stay

Sometimes I need to remember just to breathe
Bazen nefes almayı hatırlamaya ihtiyaç duyuyorum

Sometimes I need you to stay away from me
Bazen benden uzak durmana ihtiyaç duyuyorum

Sometimes I'm in disbelief I didn't know
Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim

Somehow I need you to go
Hernasılsa gitmene ihtiyac duyuyorum



Don't stay
Kalma

Forget our memories
Unut hatıralarımızı

Forget our possibilities
Unut imkanlarımızı

What you were changing me into
Beni neye dönüştürdüğünü

Just give me myself back and
Beni kendime bırak tekrar ve

Don't stay
Kalma

Forget our memories
Unut hatıralarımızı

Forget our possibilities
Unut imkanlarımızı

Take all your faithlessness with you
Tüm inançsızlığını yanına al

Just give me myself back and
Beni kendime bırak tekrar ve

Don't stay
Kalma

Sometimes I feel like I trusted you too well
Bazen sana ço fazla güvendiğimi hissediyorum

Sometimes I just feel like screaming at myself
Bazen kendime bağırıyormuşum gibi hissediyorum

Sometimes I'm in disbelief I didn't know
Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim

Somehow I need to be alone
Hernasılsa yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorum


I don't need you anymore, I don't want to be ignored
Sana daha fazla ihtiyacım yok, boş verilmiş olmak istemiyorum

I don't need one more day of you wasting me away
Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok

I don't need you anymore, I don't want to be ignored
Sana daha fazla ihtiyacım yok, boş verilmiş olmak istemiyorum

I don't need one more day of you wasting me away
Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok

With no apologies
Özürsüzce

Faint

am a little bit of loneliness, a little bit of disregard
ben biraz yalnızlığım birazcık da aldırmazlık

Handful of complaints, ,
avuç dolusu şikayetim

but I can help the fact that everybody can see these scars
ama herkesin bu yaraları görebileceği gerçeğine katlanabilirim

I am What I want you to want, what I want you to feel
ben istemeni istediğim şeyim, hissetmeni istediğim şeyim

But it's like no matter what I do,
ama sanki ne yaparsam yapayım

I can't convince you,to just believe this is real
seni, bunun doğruluğuna inandıramıyorum

So I let go, watching you, turn your back like you always do
bu yüzdem salıverdim, seni izleyerek her zaman yaptığın gibi arkanı dön

Face away and pretend that I'm not
yüzünü kaçır ve ben yokmuşum gibi davran

But I'll be here 'cause you want what I've got
ama burada olacağım çünkü bende olanı istiyorsun

I can't feel the way I did before
eskisi gibi hissedemiyorum

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Time won't heal this damage anymore
zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

I am a little bit insecure, a little unconfident
ben biraz güvensizim biraz da emin değilim

'Cause you don't understand, I do what I can,
çünkü yapabileceğimi yaptığımı anlamıyorsun

but sometimes I don't make sense
ama bazen mantıksız davranıyorum

I say what you never wanna say, but I've never had a doubt
asla söylemek istemediklerini söylüyorum ama hiç şüphem yok

It's like no matter what I do, ,
sanki ne yaparsam yapayım

I can't convince you for once just to hear me out
seni sözümü bir kez dinlemen için ikna edemiyorum

So I let go, watching you, turn your back like you always do
bu yüzdem salıverdim, seni izleyerek, herzaman yaptığın gibi arkanı dön

Face away and pretend that I'm not
yüzünü kaçır ve ben yokmuşum gibi davran

But I'll be here 'cause you want what I've got
ama burada olacağım çünkü bende olanı istiyorsun
I can't feel the way I did before
eskisi gibi hissedemiyorum

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Time won't heal this damage anymore
zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Now
şimdi

Hear me out now
duy beni şimdi

You're gonna listen to me, like it or not
beni dinleyeceksin, sevsen de sevmesen de

Right now
şu anda

Hear me out now
duy beni şimdi

You're gonna listen to me, like it or not
beni dinleyeceksin, sevsen de sevmesen de

Right now
şu anda

I can't feel the way I did before
eskisi gibi hissedemiyorum

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Time won't heal this damage anymore
zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Figure 09

Nothing ever stops all these thoughts
And the pain attached to them
(bu dusuncelerı ve ona baglanmıs acıyı hıcbırsey durduramaz)
Sometimes I wonder why this is happening
(bazen neden bu oluyor dıye endıselenıyorum)
It's like nothing I can do
(hıcbırsey yapamayacagım gıbı)

Would distract me when
(dıkatımı baska yere dagıtcaktım)
I think of how I shot myself in the back again
(kendımı nasıl sırtımdan vuracagımı dusundugum zaman)
'Cause from the infinite words I could say
(soyleyebıldıgım sonsuz sozcukten dolayı)
I put all the pain you gave to me on display
(bana verdıgın butun acıyı koydum ekrana)
But didn't realize instead of setting it free
(ama farkedemedım onu serbest bırakmak yerıne)
I took what I hated and made it apart of me
(nefret ettıgım ve ve benı yıkan seyı aldım)

It never goes away (x2)(hıc gıtmeyecek)

And now
(ve sımdı)
You've become a part of me
(benım bır parcan oldun)
You'll always be right here
(her zman burada olacaksın)
You've become a part of me
(benım bır parcam oldun)
You'll always be my fear
(her zaman benım korkum olacaksın)
I can't separate myself from
(kendımı ayıramam)
What I've done
(yaptıgım seylerden)
I've given up a part of me
(bır parcamdan vazgectım)
I've let myself become you
(kendıme senın olmak ıcın ızın verdım)

Hearing your name the memories come back again
(senın adını duyuyorrum hatıralar tekrar gerı geldı)
I remember when it started happening
(olmaya basladıgı zamanı hatırlarım)
I'd see you in every thought I had and then
(kurdugum her duste senı gorecektım ve sonra)
The thoughts slowly found words attached to them
(dusunceler yavasca bırlesecek kelımelerı buldu)
And I knew as they escaped away I was
Committing myself to them and every day
(ve ben onlar kacarken onlardan kendımı sorumlu tutuyordum ve her gun)

I regret saying those things
(bu seylerı soylemekten pısmalık duyuyorum)
'Cause now I see that
(cunku sımdı goruyorum)
I Took what I hated and made it apart of me
(nefret etgım ve benı yıkan seyı aldım)

It never goes away (x2)(hıc gıtmeyecek)

And now
(ve sımdı)
You've become a part of me
(benım bır parcan oldun)
You'll always be right here
(her zman burada olacaksın)
You've become a part of me
(benım bır parcam oldun)
You'll always be my fear
(her zaman benım korkum olacaksın)
I can't separate myself from
(kendımı ayıramam)
What I've done
(yaptıgım seylerden)
I've given up a part of me
(bır parcamdan vazgectım)
I've let myself become you
(kendıme senın olmak ıcın ızın verdım)

[It never goes away] x4(hıc gıtmeyecek{bıtmeyecek})

GET AWAY FROM ME!
(BENDEN UZAKLAS)
Give me my space back, you've gotta just (GO!)
(benım lanımı bana gerı ver,sadece gıtmen gerek)(defol)
Everything just comes down to memories of (YOU!)
(hersey sadece senın hatırlarından gelıyor)
I've kept it in but now I'm letting you (KNOW!)
I've let you go! So..
(gıtmene ızın verıyorum! oyleyse)

GET AWAY FROM ME!
(BENDEN UZAKLAS)
Give me my space back, you've gotta just (GO!)
(benım lanımı bana gerı ver,sadece gıtmen gerek)(defol)
Everything just comes down to memories of (YOU!)
(hersey sadece senın hatırlarından gelıyor)
I've kept it in but now I'm letting you (KNOW!)
I've let you go! So..
(gıtmene ızın verıyorum! oyleyse)



And now
(ve sımdı)
You've become a part of me
(benım bır parcan oldun)
You'll always be right here
(her zman burada olacaksın)
You've become a part of me
(benım bır parcam oldun)
You'll always be my fear
(her zaman benım korkum olacaksın)
I can't separate myself from
(kendımı ayıramam)
What I've done
(yaptıgım seylerden)
I've given up a part of me
(bır parcamdan vazgectım)
I've let myself become you
(kendıme senın olmak ıcın ızın verdım)
I've let myself become lost inside
(ıcerıde kaybolmak ıcın kendıme ızın verdım)
These thoughts of you
(senın bu dusuncelerın)
Giving up on part of me
(bı parcakdam vazgectım
I've let myself become you
(kendıme senın olma ıcın ızın verdım)

From The Inside

    I don't know who to trust no surprise

    Bilmiyorum kime güveneceğimi şaşırmadan

    Everyone feels so far away from me

    Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor

    Heavy thoughts sift through dust and the lies

    Ağır düşünceler, tozu ve yalanları gözden geçiriyor

    Trying not to break but I'm so tired of this deceit

    Kırılmamaya çalışıyorum ama çok yoruldum bu yalancılıktan

    Everytime I try to make myself get back upon my feet

    Ne zaman kendimi yeniden ayaklarımın üzerinde durdurmaya çalışsam

    All I ever think about is this

    Üzerinde tüm düşündüğüm bu

    All the tiring time between

    Aradaki tüm yorucu zaman

    And how trying to put my trust in you just takes so much out of me

    Ve güvenimi sana vermeye çalışmanın benden ne çok şey götürdüğünü

    I take everything from the inside and throw it all away

    İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum

    'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you

    Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum

    Tension is building inside steadily

    Gerginlik içimde sürekli kuruluyor

    everyone feels so far away from me

    Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor

    Heavy thoughts forcing their way out of me

    Ağır düşünceler yollarını benden uzaklaşmaya zorluyorlar

    Trying not to break but I'm so tired of this deceit

    Kırılmamaya çalışıyorum ama çok yoruldum bu yalancılıktan

    Everytime I try to make myself get back up on my feet

    Ne zaman kendimi yeniden ayaklarımın üzerinde durdurmaya çalışsam

    All I ever think about is this

    Üzerinde tüm düşündüğüm bu

    All the tiring time between

    Aradaki tüm yorucu zaman

    And how trying to put my trust in you just takes so much out of me

    Ve güvenimi sana vermeye çalışmanın benden ne çok şey götürdüğünü

    I take everything from the inside and throw it all away

    İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum

    'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you

    Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum

    I won't waste myself on you

    Kendimi seninle harcamayacağım

    You

    Sen

    You

    Sen

    Waste myself on you

    Kendimi seninle harcamayacağım

    You

    Sen

    You

    Sen

    I'll take everything from the inside and throw it all away

    İçeriden her şeyi alacağım ve hepsini atacağım

    'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you

    Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum

    I Take everything from the inside and just throw it all away

    İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum

    'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you

    Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum

    You

    Sen

    You

    Sen

In The End

It starts with
One thing
o bir şeyle başlıyor

I don't know why
It doesn't even matter how hard you try

neden bilmiyorum.
Ne kadar uğraşırsan uğraş hiçbir önemi yok,

Keep that in mind
şunu aklında tut

I designed this rhyme
To explain in due time
Bu şiiri uygun zamanda
açıklamak için yazdım

All I know
time is a valuable thing
Tüm bildiğim
zaman değerli bir şeydir

Watch it fly by as the pendulum swings
Sarkaç sallanırken onun uçup gitmesini seyret

Watch it count down to the end of the day
Günün sonuna kadar zamanın geriye doğru sayımını izle

The clock ticks life away
Saat hayatı uzaklaştırarak işliyor

It's so unreal
Bu çok gerçekdışı

Didn't look out below
Dışarıdan aşağıya bakmadım

Watch the time go right out the window
Zamanı pencerenin önünden geçip giderken seyret

Trying to hold on
Tutunamaya çalışırken

but didn't even know
Wasted it all just to
Watch you go
Ama zamanı sadece senin gitmeni izlemek için
harcadığımı bile bilmiyordum

I kept everything inside and even though I tried &
Herşeyi içimde tuttum ve denememe rağmen

it all fell apart
Herşey dağılıverdi

What it meant to me will eventually be a memory of a time when I tried so hard
Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların
bana ifade ettiği eninde sonunda
sadece bir hatıradan ibaret olacak

And got so far
Ve o kadar uzağa gittim

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sonunda
hiçbir önemi kalmadı

I had to fall
To lose it all
düşmeliydim
Hepsini kaybetmek için


But in the end
It doesn't even matter
Ama en sounda
hiçbir önemi kalmadı

One thing .. I don't know why
It doesn't even matter how hard you try
Bir şey....neden bilmiorum
Ne kadar uğraştığının hiçbir önemi kalmıyor,

Keep that in mind . I designed this rhyme
To remind myself how
I tried so hard
Şunu bil ki
bu şiiri kendime ne kadar çok uğraştığımı
hatırlatmak için yazdım

In spite of the way you were mocking me
Acting like I was part of your property
Benle dalga geçip durmana rağmen,
senin bir parçanmışım gibi hareket ediyordum

Remembering all the times you fought with me
I'm surprised it got so far
Kavga ettiğimiz zamanları hatırlıyorum da
nasıl bu kadar uzaklaştı şaşırıyorum

Things aren't the way they were before
Hiçbirşey eskisi gibi değil artık

You wouldn't even recognize me anymore
Beni artık tanıyamazsın

Not that you knew me back then
Beni yeniden tanıyacaksın sonra

But it all comes back to me
Ama hepsi bana geri dönüyor

In the end
en sonunda

I kept everything inside and even though I tried
Herşeyi içimde tuttum ve uğraşmama rağmen
it all fell apart
Herşey dağılıverdi

What it meant to me will eventually be a memory of a time when I tried so hard
Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların bana ifade ettiği eninde sonunda sadece bir hatıradan ibaret olacak

And got so far
Ve o kadar uzaklaştım

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sonunda
hiçbir önemi kalmadı

I had to fall
To lose it all
düşmeliydim
Hepsini kaybetmek için


But in the end
It doesn't even matter
Ama en sounda
hiçbir önemi kalmadı

I've put my trust in you
Sana güvenmiştim

Pushed as far as I can go
Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım

And for all this
There's only one thing you should know
Ve bütün bunlar için
bilmen gereken tek şey var

I've put my trust in you
Sana güvenmiştim

Pushed as far as I can go
Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım

And for all this
There's only one thing you should know
Ve bütün bunlar için
bilmen gereken tek şey var

I tried so hard
O kadar çok denedim

And got so far
Ve o kadar uzaklaştım

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sonunda
hiçbir önemi kalmadı

I had to fall
To lose it all
düşmeliydim
Hepsini kaybetmek için

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sounda
hiçbir önemi kalmadı

My December

This is my December
Benim Aralık ayım

This is my time of the year
Yılın en sevdiğim zamanı

This is my December
Bu benim aralık ayım

This is all so clear
Bu oldukça net

This is my December
Bu benim aralık ayım

This is my snow covered home
Bu benim karla kaplı yuvam

This is my December
Bu benim aralık ayım

This is me alone
Bu yalnızca benim

And I
Ve ben..

(Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed)
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim

And I
Ve ben..

(Take back all the things I said
To make you feel like that )
Böyle hissetmene yol açan tüm sözlerimi geri alıyorum

And I
Ve ben..

(Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed)
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim

And I
Ve ben..
(Take back all the things I said to you
Sana söylediğim tüm sözleri geri alıyorum)

And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum

Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için

Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum

To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için

This is my December
Bu benim aralık ayım

These are my snow covered dreams
Bunlar benim karla kaplı hayallerim

This is me pretending
Bu benim rol yapışım

This is all I need
Bu tek ihtiyacım olan şey

And I
Ve ben..

(Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed)
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim

And I
Ve ben..

(Take back all the things I said
To make you feel like that)
Böyle hissetmene yol açan tüm sözlerimi geri alıyorum

And I
Ve ben..

(Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed)
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim

And I
Ve ben..

(Take back all the things I said to you)
Sana söylediğim tüm sözleri geri alıyorum

And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum

Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için

Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum

To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için

This is my December
Bu benim Aralık ayım

This is my time of the year
Yılın en sevdiğim zamanı

This is my December
Bu benim aralık ayım

This is all so clear
Bu oldukça net

And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum

Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için

Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum

To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için

And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum

Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için

Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum

To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için

Numb

I'm tired of being what you want me to be
Senin istediğin gibi olmaktan sıkıldım

Feeling so faithless lost under the surface
Yerin altında inançsız bir sekilde kaybolumuş hissediyorum.

Don't know what you're expecting of me
Benden ne beklediğini bilmiyorum

Put under the pressure of walking in your shoes
Ayakkabinin içinde yürümenin baskısı altındayım

Every step I take is another mistake to you
Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış



I've become so numb I can't feel you there
O kadar hissizleştim ki senin burada olduğunu fark edemiyorum

I've become so tired
Çok yoruldum

So much more aware I'm becoming this
Ne hale geldiğimin çok daha fazla farkına vardım

All I want to do is be more like me and be less like you
Tek istediğim daha cok benim gibi, daha az senin gibi olmak
Can't you see that you're smothering me
Beni boğduğunu göremiyormusun

Holding too tightly afraid to lose control
Kontrolu kaybetme korkusu ile çok sıkı tuttuğunu

Cause everything that you thought I would be
Çünkü benim olabileceğimi sandiğin her şey

Has fallen apart right in front of you
Dağılıverdi gozünün önünde

Every step that I take is another mistake to you
Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış

And every second I waste is more than I can take
Ve harcadiğim her saniye dayanabileceğimden fazla


And I know
Ve biliyorum

I may end up failing too
Hüsrana da uğrayabilirim

But I know
Ama biliyorum

You were just like me with someone disappointed in you
Sende hayal kırıklığına uğrayan biriyle tıpkı benim gibiydin

One Step Closer

I cannot take this anymore
artık buna dayanamıyorum

I'm saying everything I've said before
daha önce söylediğim şeyleri söylüyorum

All these words they make no sense
bütün bu sözler anlam ifade etmiyor

I find bliss in ignorance
cahillikte saadet buluyorum

Less I hear the less you'll say
ne kadar az duyarsam o kadar az söyleyeceksin

But you'll find that out anyway
ama nasıl olsa sen onu keşfedeceksin

Just like before...
her zamanki gibi

Everything you say to me
bana söylediğin her şey

Takes me one step closer to the edge
beni bıçak ağzına bir adım yaklaştırır

And I'm about to break
ve parçalanmak üzereyim

I need a little room to breathe
nefes almak için biraz boşluğa ihtiyacım var

Cause I'm one step closer to the edge
çünkü bıçak ağzına bir adım daha yakınım

And I'm about to break
ve parçalanmak üzereyim

I find the answers aren't so clear
açık olmayan cevaplar buluyorum

Wish I could find a way to disappear
yok olmak için bir yol bulmayı diliyorum

All these thoughts they make no sense
bütün bu düşünceler anlam ifade etmiyor

I find bliss in ignorance
cahillikte saadet buluyorum

Nothing seems to go away
hiçbir şey gidecek gibi görünmüyor

Over and over again
yeniden ve tekrardan

shut up when I'm talking to you
seninle konuştuğumda çeneni kapa

Papercut

Why does it feel like night today?
Neden geceymiş gibi geliyor bugün?

Something in here's not right today
Burada bir şey yolunda değil bugün

Why am I so uptight today?
Neden çok telaşlıyım bugün?

Paranoia's all I got left
Bana tek kalan şey paranoya

I don't know what stressed me first
Beni ilk streslendiren neydi bilmiyorum

Or how the pressure was fed but
Yada baskının nasıl beslendiğini, ama

I know just what it feels like
Sadece ne hissettirdiğini biliyorum

To have a voice in the back of my head
Kafamın akalarında bir sese sahip olmanın

It's like a face that I hold inside
O içimde tuttuğum bir yüz gibi

A face that awakes when I close my eyes
Gözlerimi kapadığımda uyanan bir yüz

A face watches every time I lie
Her uzanışımda izleyen bir yüz

A face that laughs every time I fall
Her düşüşümde gülen bir yüz

(And watches everything)
(Ve her şeyi izleyen)

So I know that when it's time to sink or swim
Bu yüzden biliyorum ki yüzme ya da batma zamanı geldiğinde

That the face inside is hearing me right underneath my skin
Bu içerdeki yüz beni duyuyor tam derimin altından


It's like I'm paranoid lookin' over my back
Sanki arkasına bakıp duran bir paranoyak gibiyim

It's like a whirlwind inside of my head
Bu kafamın içinde bir kasırga gibi

It's like I can't stop what I'm hearing within
İçimdeki sesi duymayı engelleyemiyorum gibi

It's like the face inside is right beneath my skin
İçimdeki yüz tam derimin altında gibi ]

I know I've got a face in me
Biliyorum içimde bir yüz var

Points out all my mistakes to me
Bana bütün hatalarımı belirtiyor

You've got a face on the inside too and
Senin de içinde bir yüz var ve

Your paranoia's probably worse
Senin paranoyaların muhtemelen daha beter

I don't know what set me off first but I know what I can't stand
Beni ilk etkileyeni bilmiyorum ama neye dayanamadığımı biliyorum

Everybody acts like the fact of the matter is
Herkes işin gerçeğindeymiş gibi davranıyor
I can't add up to what you can but
Ne yapabileceğini anlayamıyorum, ama

Everybody has a face that they hold inside
Herkesin içinde tuttuğu bir yüz var

A face that awakes when I close my eyes
Gözlerimi kapadığımda uyanan bir yüz

A face watches every time they lie
Her uzanışlarında izleyen bir yüz

A face that laughs every time they fall
Her düşüşlerinde gülen bir yüz

And watches everything
Ve her şeyi izleyen

So you know that when it's time to sink or swim
Bu yüzden bilirsin ki yüzme ya da batma zamanı geldiğinde

That the face inside is watching you too right inside your skin
Bu içerdeki yüz seni de izliyor tam derinin içinden

The face inside is right beneath your skin
Bir yüz içerdedir tam derinin altında

The sun goes down
Güneş batıyor

I feel the light betray me
Işığın bana ihanetini hissediyorum



It's like I can't stop what I'm hearing within x2
İçerdeki sesi duymayı engelleyemiyorum gibi

It's like the face inside is right beneath my skin
İçimdeki yüz tam derimin altında gibi

Points Of Authority

Forfeit the game before somebody else
Oyundan çekil, birileri

Takes you out of the frame puts your name to shame
Seni resimden çıkartıp ismini utandırmadan önce

Cover up your face you can't run the race
Yüzünü ört, yarışı yürütemezsin

The pace is too fast you just won't last
Hız çok fazla, sonunu getiremezsin

You love the way I look at you
Sana bakış şeklimi seviyorsun

While taking pleasure in the awful things you put me through
Zevk alırken beni korkunç şeylerin içine sokuyorsun

You take away if I give in
Teslim olsam alıp götürürsün

My life My pride is broken
Hayatım ve gururum kırıldı

Nakarat:

[ You like to think you're never wrong
Asla yanılmadığını düşünmeyi seviyorsun

You want to act like you're someone
Önemli biriymiş gibi davranmayı seviyorsun

You want someone to hurt like you
Birisinin senin gibi acı çekmesini istiyorsun

You want to share what you've been through
Yaşadıklarını paylaşmak istiyorsun

(You live what you learn)
(Öğrendiğin şeyleri yaşarsın) ]

You love the things I say I'll do
Yapacağımı söylediğim şeyleri seviyorsun

The way I'll hurt myself again just to get back at you
Sadece sana geri dönmek için kendime acı çektirişimi

You take away when I give in
Teslim olsam alıp götürürsün

My life My pride is broken
Hayatım ve gururum kırıldı

Pushing Me Away

I've lied to you
(sana yalan soyldım)
The same way that I always do
(her zaman yaptıgım yolla)
This is the last smile
(bu son gulumseme)
That I'll fake for the sake of being with you
(seninle olmak hatrına rol yapacagım)

Everything falls apart
(hersey parcalandı)
even the people who never frown
(hıcbır zaman kaslarını bıle kırpmayan ınsanlar)
eventually break down
(sonunda yıkılı)
The sacrifice of hiding in a lie
(bir yalanın arkasına saklanma fedakarlıgı)
Everything has to end
(hersey bıtmelı)
you'll soon find we're out of time
(sonra sende anlayacaksın zamanımızın bıttıgını)
to watch it all unwind
(rahatlamayı izlemek için)
The sacrifice is never knowing
(fedakarlık yapmak bilinmıor)

Why I never walked away
(neden kacmadım)
Why I played myself this way
(neden kendıme bu oyunu oynadım)
Now I see your testing me pushes me away
(sımdı benı benı test ederek uzaklasıtırısını goruorum)

Why I never walked away
(neden kacmadım)
Why I played myself this way
(neden kendıme bu oyunu oynadım)
Now I see your testing me pushes me away
(sımdı benı benı test ederek uzaklasıtırısını goruorum)

I've tried like you
(senı sevmeye calıstım)
To do everything you wanted too
(senın ıstedıgın herseyı yapmayada)
This is the last time
(bu son anlar)
I'll take the blame for the sake of being with you
(suclamayı kabul edecegım senınle olmak hatrına)

Everything falls apart
(hersey parcalandı)
even the people who never frown
(hıcbır zaman kaslarını bıle kırpmayan ınsanlar)
eventually break down
(sonunda yıkılı)
The sacrifice of hiding in a lie
(bir yalanın arkasına saklanma fedakarlıgı)
Everything has to end
(hersey bıtmelı)
you'll soon find we're out of time
sonra sende anlayacaksın zamanımızın bıttıgını)
to watch it all unwind
(rahatlamayı izlemek için)
The sacrifice is never knowing
(fedakarlık yapmak bilinmıor)

Runaway

Graffiti decorations
(grafiti yazısı)
Under a sky of dust
(kuru ve tozlu bir gokyuzunun altında)
A constant wave of tension
(degısmeyen bır baskı)
On top of broken trust
(kırılmıs ınancın zırvesınde)
The lessons that you taught me
(bana ogrettıgın seyler)
I learn were never true
(ogrendıklerım hıc dogru degıldi)
Now I find myself in question
(sımdı kendımı bır sorunun ıcınde buluyorum)
They point the finger at me again
(yıne benı parmaklarıyla gosterıyorlar)
Guilty by association
(topluluk tarafında suclu)
You point the finger at me again
(yıne benı parmakla ısaret edıyorsun)

I wanna run away
(gitmek istiyorum)
Never say goodbye
(elveda demeden)
I wanna know the truth
(gerceklerı bılmesk ıstıyorum)
Instead of wondering why
(nıcın dıye endıselenmek yerıne)
I wanna know the answers
(cevabı bılmek ıstıyorum)
No more lies
(daha fazla yalan degıl)
I wanna shut the door
(kapıyı carpmak ıstıyorum)
And open up my mind
(ve zıhnımı acmak)

Paper bags and angry voices
(kagıt cantalar ve sınırlı sesler)
Under a sky of dust
(kuru ve tozlu bır gok yuzu altında)
Another wave of tension
(baska bır baskı dalgası)
Has more than filled me up
(doldurdugundan daha fazla)

All my talk of taking action
(hareket alan konusmalarım)
These words were never true
(bu sozler hıc dogru olmadı)
Now I find myself in question
(sımdı kendımı bır sorunun ıcınde buluyorum)
They point the finger at me again
(yıne parmaklarıyla ısaret edıyorlar)
Guilty by association
(topluluk tarafından suclu)
You point the finger at me again
(yıne parmaklarınızla ısaret edıyorsunuz)

I wanna run away
(gitmek istiyorum)
Never say goodbye
(elveda demeden)
I wanna know the truth
(gerceklerı bılmesk ıstıyorum)
Instead of wondering why
(nıcın dıye endıselenmek yerıne)
I wanna know the answers
(cevabı bılmek ıstıyorum)
No more lies
(daha fazla yalan degıl)
I wanna shut the door
(kapıyı carpmak ıstıyorum)
And open up my mind
(ve zıhnımı acmak)




I'm gonna run away and never say goodbye
(gıdecegım,ve elveda demeyecegım)
Gonna runaway, gonna runaway. Gonna runaway, gonna runaway.
(gidecegım,gidecegim,gidecgim,gidecegim)
I'm gonna run away and never wonder why
(gıdecegım ve neden dıye endıselenmeyecegım)
Gonna runaway, gonna runaway. Gonna runaway, gonna runaway.
(gıdecegım,gıdecegım,gıdecgım,gıdecegım)
I'm gonna run away and open up my mind
(gıdecegım,zıhnımı acacagım)
Gonna runaway, gonna runaway.
(gıdecegım,gıdecegım)
Mind
(zihin)(akıl)
Gonna runaway, gonna runaway.
gidecegim,gidecegim)

Somewhere I Belong

When this began
I had nothing to say
Bu başladığında söyleyecek hiçbir şeyim yoktu

And I get lost in the nothingness inside of me
Ve içimdeki hiçbirşeysizlikte kaybolmuştum

I was confused
Kafam karışıktı

And I let it all out to find
That I'm not the only person with these things in mind
Ve kafasında böyle şeyler olan tek insan olmadığımı bulmak için
onların dışıma çıkmasına izin verdim

Inside of me
İçimde...

But all that they can see the words revealed
Is the only real thing that I've got left to feel
Ama onların görebildiği tek şey şu: sadece açığa çıkan kelimeler,
benim hissetmem için bırakılan gerçekliklerdir

Nothing to lose
Kaybedecek hiçbir şey yok

Just stuck, hollow and alone
Sıkışmış bi durumdayım, içim delik ve yalnızım

And the fault is my own, and the fault is my own
Ve hata benim kendimin,ve hata kendimin


I wanna heal, I wanna feel what I thought was never real
İyileşmek istiyorum,
düşündüklerimin asla gerçek olamayacağını hissetmek istiyorum

I wanna let go of the pain I've felt so long
Bu kadar uzun zamandır hissettiğim acının gitmesini istiyorum

Erase all the pain till it's gone
O gidene kadar bütün acıları sil

I wanna heal, I wanna feel like I'm close to something real
İyileşmek istiyorum,
gerçek bir şeye yakınmışım gibi hissetmek istiyorum

I wanna find something I've wanted all along
Somewhere I belong
Ait olduğum yerde hep istediğim bir şey bulmak istiyorum

And I've got nothing to say
Ve söyleyecek hiçbirşeyim yok

I can't believe I didn't fall right down on my face
Yüzümün üstüne yere serilmediğine inanamıyorum

I was confused
Kafam karışık

Looking everywhere only to find
That it's not the way I had imagined it all in my mind
Sadece aklımda hayal ettiğim gibi olmadığını görmek için
her yere bakıp duruyorum

So what am I
Ben neyim?

What do I have but negativity
Negatiflik dışında neyim var?

'Cause I can't justify the way, everyone is looking at me
Çünkü herkesin bana bakma nedenini bulamıyorum

Nothing to lose
Kaybedecek bir şey yok

Nothing to gain, hollow and alone
Kazanacak birşey yok, içim delik ve yalnızım

And the fault is my own, and the fault is my own
Ve hata sadece benim ve hata sadece benim



I will never know myself until I do this on my own
Bunu kendi üstümde deneyenekadar asla kendim olduğumu bilemeyeceğim.

And I will never feel anything else until my wounds are healed
Ve yaralarım iyileşene kadar başka hiçbir şey hissetmeyeceğim

I will never be anything till I break away from me
Benden kendimden ayrılana kadar hiçbirşey olamayacağım

I will break away, I'll find myself today
Kendimden ayrılacağım, bugün kendimi bulacağım


I wanna heal, I wanna feel like I'm somewhere I belong
İyileşmek istiyorum, ait olduğum yerdeymişim gibi hissetmek istiyorum

I wanna heal, I wanna feel like I'm somewhere I belong
İyileşmek istiyorum, ait olduğum yerdeymişim gibi hissetmek istiyorum

Somewhere I belong
Ait olduğum yerde...

- The Down Syndrome

People turn around, people let you down
insanlar etrafında dolanır durur , seni hayal kırıklığına uğratırlar

Anywhere you go, anyone you see
Gittiğin yerler, gördüğün kimseler

It's real
Gerçek

It's up to you to make it happen
Olmasını sağlamak sana bağlı

It's up to you to make it real
Gerçekleştirmek sana bağlı

And you know how it feels
Ve nasıl hissettirdiğini bilirsin

To bleed some
Biraz kanamanın

To need some
Biraz ihtiyac duymanın

Tell me what you know
Bana ne bildiğini söyle

Tell me how you feel
Bana nasıl hissettiğini söyle

It doesn't matter when you're down
Düştüğünde bir önemi yoktur.

When you look at me with your eyes
Bana ne zaman gözlerinle baksan

That smile on your face it seems happy
Yüzündeki bu gülüş mutlu görünür.

Are you happy?
Mutlu musun?

Yeah Yeah
Evet,Evet

With You

I woke up in a dream today
(bugun bir ruyaya uyandım)
To the cold of the static
(degısmeyen sogukluga)
And put my cold feet on the floor
(ve soguk ayakalırımı zemine koydum)
Forgot all about yesterday
(dun hakkındakı herseyı unuttum)
Remembering I'm pretending to be
Where I'm not anymore
(daha fazla oldugum yerde degılmısım gıbı davranıdıgmı hatırlayarak)
A little taste of hypocrisy
(biras iki yüzlülük tadıyla)
And I'm left in the wake of the mistake
(ve hatalar dalgasının ıcıne bırakıldım)
Slow to react
(yavasca tepkı gosterrek)
And even though you're so close to me
(ve bana ne kadar yakın olsanda)
You're still so distant
(haleda cok uzaksın)
And I cant bring you back

It's true the way I feel
(hıssetıgım sey dogru)
Was promised by your face
(yüzüne bakarak yemın ettım)
The sound of your voice
(senının tonu)
Painted on my memories
(hayallerimi susluyor)
Even if you're not with me
(benımle olmasanda)
I'm with you
(ben senınleyım)

You know I see keeping everything inside (with you)
(sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle)
You know I see even when I close my eyes (with you)
sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle)


I hit you and you hit me back
(sana vurdum ve sen benı sırtımdan vurdun)
We fall to the floor
(yere dustuk)
The rest of the day stands still
(gunun gerı kalan kısmında oturur)
Fine line between this and that
(bunun ve onun arasında ii bir alan)
When things go wrong
(bir seyler ters gıttıgı zaman)
I pretend that the past isn't real
(gecmıstekıler gercek deil gibi davranıyorum)
I'm trapped in this memory
(bu hatıraya dusuruldum)
And I'm left in the wake of the mistake
(ve hatalar dalgası arasına bırakıldım)
Slow to react
(yavsaca dırenerek)
So even though you're close to me
(bana yakın olsanda)
You're still so distant
(haleda cok uzaksın)
And I can't bring you back
(seni geri getiremem)

It's true the way I feel
(hissetigim sey dogru)
Was promised by your face
(suradına bakarak yemın ettım)
The sound of your voice
(sesının tonu)
Painted on my memories
(hayallerımı susluyor)
Even if you're not with me
(benımle olmasanda)
I'm with you
(ben senınleyım)


You know I see keeping everything inside (with you)
(sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle)
You know I see even when I close my eyes (with you)
sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle)
You know I see keeping everything inside (with you)
(sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle)
You know I see even when I close my eyes (with you)
sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle)

No, no matter how far we've come
(ne kadar uzaklastıgımız önemli deil)
I cant wait to see tomorrow
(yarını gormek ıcın bekleyemem)
No matter how far we've come I,
(ne kadar uzaklasgımız önemli deil ben,)
I cant wait to see tomorrow
(yarını gormek ıcın bekleyemem)
(With you)
(seninle)

You know I see keeping everything inside (with you)
(sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle)
You know I see even when I close my eyes (with you)
sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle)
You know I see keeping everything inside (with you)
(sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle)
You know I see even when I close my eyes (with you)
sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle)
paylaşım için tşk
Mikeeeeee Shinodaaaa..... süpeR bi gruP...tskLer.. Wink
Paylaşımda Grup Gibi Süper Saol Gökanım... Sırıt
Referans URL

Fatal error: Call to a member function run_hooks() on a non-object in /home/kongreli/public_html/inc/functions.php on line 146